MHP lideri Devlet Bahçeli, toplumsal medya hesabından gündeme ilişkin açıklamalarda bulunmuş oldu.

Gara’da PKK terör örgütü tarafınca 13 vatandaşımızın kalleşçe şehit edilmesinden sonrasında süregelen tartışmalara değinen Bahçeli, muhalefete yüklendi.

Muhalefetin bu süreçte PKK’nın adını anmadan yapmış olduğu kınama açıklamaları tepkilere niçin olmuş ve CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu da PKK’nın reklamını yapmak istemediği için adını anmadığını söylemişti.

Bahçeli, Kılıçdaroğlu’nun bu sözlerine tepkisini dile getirdi.

“KARGALAR BİLE GÜLMEZ”

Kılıçdaroğlu’nun bu açıklamasına kargaların bile gülmeyeceğini söyleyen Bahçeli, “CHP Genel Başkanı, PKK’nın reklamını yapmamak için adını anmamış! Bu acayip ve garabet beyana kanacak çocuk, gülecek karga bile bulunamaz. Kılıçdaroğlu, PKK’nın gösterim organları tarafınca hazırlanmış sözde haber jeneriklerinde bırakanız reklamı, yıldız şeklinde parlıyor.” ifadelerini kullandı.

Devlet Bahçeli den muhalefete Gara katliamı tepkisi #1

Bahçeli’nin açıklamaları şu şekilde;

BAHÇELİ’DEN FİTNE VURGUSU

“Geçmişin fezlekesini hazırlayıp geleceğin gereksinim, irade ve isteklerine hizmet; mesuliyet duygusu kökleşmiş, süre/mekan ilişkisini kavramış, bunu da bir karar haline dönüştürmeyi başarmış yeterli insanların muvaffakiyetidir. Nadide ve nafiz bir duruş bu şekilde tecelli edecektir.

Yatağına kırgın akan ırmaklar şeklinde; dününe, diyanetine ve ulusal dileklerine kapalı duranların aslı yalan, sözü yavan, tözü talandır. Bunların hizmetkarlığı fikre değil fitneyedir. Vücuda giren virüs iyi mi damarda geziyorsa fitnenin de yayılması bu sayede mümkün olmaktadır.

Cenab-ı Tanrı buyuruyor ki: “Fitne çıkartmak, adam öldürmekten daha kötüdür.” Nitekim dinimize bakılırsa fitne haramdır. Peygamber Efendimiz Hz.Muhammed inananlara şöyleki seslenmektedir: “Fitne uykudadır. Uyandırana Tanrı nalet etsin.” Yargı açıktır, fitne ayak altındadır.

Boğaziçi Üniversitesi’nde fitne sahne aldı. Zillet partileriyle terör elebaşları bu fitneyi körükledi. Türkiye’nin önü kesilmek istendi. Gençlerimiz talebe görünümlü teröristlerce istismar edildi. Huzurumuz kaçsın, birliğimiz kırılsın diye beklediler. Ve boşa beklediler!

Ek olarak terör örgütleri fitnenin çıbanbaşıdır. Hain ve hunhar eylemler fitnenin ana yakıtıdır. PKK’yı telaffuzdan imtina edenler, ortaya karışık açıklamalarla günü kurtarmanın telaşında olanlar fitnenin reklam yüzleri, ihanetin vitrin süsleridir. Acıklı gerçek maalesef budur.

“CHP GARA’DA YAKALANDI”

Gara katliamında görevli arıyorlar. Ya devleti ya da Cumhurbaşkanımızı suçluyorlar. Terörist Demirtaş’ın şifreli mesajlarla ve dolaylı anlatımlarla devleti suçlamasına çıt çıkarmıyorlar. Tersine “Bak gördünüz mü, PKK’yı kınadı” diyebilecek kadar fitneye fişeklik yapıyorlar.

CHP Genel Başkanı, PKK’nın reklamını yapmamak için adını anmamış! Bu acayip ve garabet beyana kanacak çocuk, gülecek karga bile bulunamaz. Kılıçdaroğlu, PKK’nın gösterim organları tarafınca hazırlanmış sözde haber jeneriklerinde bırakanız reklamı, yıldız şeklinde parlıyor.

CHP Gara’da yakalandı! HDP esasen oradaydı. İP ise çevresinde gıyaben bulgu yapıyordu. PKK’yı lanetlemek yerine Türkiye’yi isnat eden, hükümete satmaca çıkaran menhus siyasal partilerin fitnenin beşinci kolu oldukları abartı yada şundan bir tespit değil, isabetli bir teşhistir.

“HDP, CHP’YE YUVA YAPMIŞ”

Anlaşılan HDP, CHP’ye yuva yapmış, PKK’nın kanlı demirbaş listesine kaydetmiştir. İP de uydulaşmış, HDP-PKK yörüngesinde dönerek durmaya adım atmıştır. Kaldı ki ülkesine ve milletine bu kadar yabancılaşan partilerin durumu başkaca izah ve ifade edilemez.

Türkiye’de bunlar oluyorken, PKK’yı sözde kara gücü şeklinde kullanan, himayesinde tutan ABD’nin “eğer”li açıklamaları, teröristlere tabanca ve eğitim desteği vermesi iki ülke arasındaki nazik ilişkilere saplanmış zehirli bir mızrak gibidir. Mesele yalnızca bu kadar da değildir…

TÜRKİYE-ABD İLİŞKİLERİ

Son günlerde Demokrat Parti’ye yakınlığı ile malum, küresel bir fikir kuruluşu olmayı amaçlayan Brooking Enstitüsü’nde peş peşe Türkiye-ABD ilişkilerini merkezine alan raporlar yayımlandı. Bu raporların zamanlaması son aşama manidardır.

Bilhassa geçtiğimiz ay sonunda Galip Dalay ve bu ay içinde de Nicholas Danforth tarafınca yazılan yazı yada raporlar dikkatle takip ve çözümleme edilmelidir.

Bunlardan birisi ABD-Türkiye ilişkileri uzun süre kriz içinde duracak derken, diğeri ortaklık ve engelleme içinde yeni bir Türkiye için yeni ABD politikaları önermektedir.

Türkiye’nin batı ile bağlarının tekrardan kurulmasının yeni bir hükümete kalacağı iddiası seslendirilmiştir. Sözde siyasal mahkumların özgür bırakılmasının, Türkiye-ABD ilişkilerinde iyileşme yaşanması için önşart olduğu vurgulanmıştır. Kısaca tehdit ve dayatma diz boyudur.

Türkiye’mize ve meşru hükümetimize alçakça parmak sallanmaktadır. Brooking Enstitüsü Türkiye’yi adeta sömürge ülkesi şeklinde servis etmiştir. Gözümüzden kaçmayan bir başka husus da şudur: Kemal Derviş, Brooking Enstitüsü’nde yöneticidir. Bu durum şüphe vericidir.

CHP’nin Brooking Enstitüsü’yle irtibatı, Derviş-Kılıçdaroğlu bağlantıları, dahası CHP’nin ABD’nin yeni hükümetine fikir kuruluşları vasıtasıyla muhbirlik yapmış olup yapmadığı ulusal vicdan tarafınca sorgulanmaktadır. Yazılan karanlık senaryonun iç yüzü aydınlanmaya adım atmıştır.

Derviş’in yeni bir fitne düzeneğinin asal unsurlarından birisi olduğu vehim değil, vaki bir gerçektir. CHP’de iki Kemal vardır. Acaba diyorum, örneğin Faik Öztrak, hangi Kemal’i lideri olarak kabullenmektedir? ABD’deki Kemal’in CHP’deki ajanı ve taşeronu Öztrak mıdır?

“BİZ OYUNU GÖRÜYORUZ”

Biz oyunu görüyoruz. Cumhur İttifakı’nın zamanı varlığının oldukça kuvvetli şekilde devamına inanıyoruz. Zalimlere karşı biriz, emperyalizme karşı tek yüreğiz. Biz Türkiye’yiz, Türk milletiyiz. Okyanus ötesinden ülkemize yön çizdirmeyiz, müdahale ettirmeyiz.

19 Şubat 2001 tarihindeki MGK Toplantısı’ndan sonrasında baş gösteren siyasal ve ekonomik problemler yine etmeyecektir. Merhum İsmail Cem’le yola çıkıp, sonrasında onu ilk durakta satan, Türkiye’yi karıştırıp arkasından da kaçan Derviş’in maskesi çoktan düşmüştür.

Küresel güçlerin bir hesabı var ise Tanrı’ın da bir hesabı vardır, Türk milletinin yapacakları görülecektir. Eğilmez başımızla, teslim olmaz irademizle, ulusal şuurumuzla, çok büyük dayanışmamızla Elkoyuculuk’i ve fitne komiserlerini her cephede karşılamaya sonuna kadar hazırız.”

Devlet Bahçeli den muhalefete Gara katliamı tepkisi #2


Kaynak: www.ensonhaber.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here