Show TV’nin yayınlandığı ilk günden itibaren büyük ilgi gören dizisi Arıza, 22. yeni bölümüyle oldukça heyecanlı bir bölüme sahne oldu ve gözler yeni bölüm çevrildi…

ARIZA 23. BÖLÜM ÖZETİ

Haşmet Ağa ile Ali Rıza’nın içinde gerilim dolu anların yaşandığı sahnede Haşmet, Halide’yi bulamadığı için Ali Rıza’ya sert tepki gösteriyor. Ali Rıza ise Halide’yi bulmak için her şeyi yapabileceğini ifade ederken, “Onlara istediklerini vereceğim.” sözleri dikkat çekiyor. Ali Rıza’nın aklındaki plan ise büyük merak uyandırıyor.

Show TV Arıza 23. bölüm izle


Pazar günlerinin zirve adaylarından kabul edilen Arıza 23. kısmı ile gösterildi. Yine seyretmek isteyenler, kaçırılmış olduğu bilgileri soruşturma amacında olanlar ve tekrardan seyretmenin yollarını arayanlar haberimizde Arıza’nın 23. bölümünü seyredebilirsiniz.

Arıza 24. bölüm fragmanı gösterildi mı?

Show TV’nin beğenilen dizisi Arıza’nın 24. bölüm fragmanı hemen hemen yayınlanmadı. Eğer yayınlanırsa showtv.com.tr ve SHOW TV Youtube kanalından seyredebilirsiniz.

Arıza oyuncuları ve karakterleri

Tolga Sarıtaş (Ali Rıza Altay)

Ali Rıza Altay, İstanbul‘un mahalle kültürünü yitirmemiş semtinde ailesiyle yaşayan bir taksi şoförüdür. Rahmetli babasından kalma, iki kattan oluşan ahşap evlerinde kız kardeşi Nihan ve anası Rukiye ile beraber yaşar. Babası Mehmet Güvenli Bey’in erken vefat etmesiyle beraber, Ali Rıza, üniversite hayaline veda etmiş, ailenin geçim yükünü sırtlanmıştır. Zorunlu kaldığında girmiş olduğu küçücük kavgalardan “façası” vardır fakat hiçbir vakit beli silahlı kabadayılardan olmaya heves etmemiştir. Onun umursadığı Thametelerin şiarıdır: “Uğrunda savaşılacak iki şey vardır: Evimiz, şerefimiz”. Ali Rıza, bu şiarla, ailesine gözü şeklinde bakmış, şimdi de evlat şeklinde sevilmiş olduğu kız kardeşi Nihan’ını, can dostu Ferit’le evlendirmeye hazırlanıyordur. Fakat bu günlerde, Ali Rıza’nın savunmasız bir müşterisini (Halide) zorla taksisinden indirmek isteyenlere karşı koymasıyla süregelen vakalar, Ali Rıza’nın ufak ve basit dünyasını tuzla buz eder. Ali Rıza, basit bir taksi şoförlüğünden, İstanbul’un en büyük kabahat krallığının tahtına yükseleceği mecburi yolculuğuna böylece çıkar. Bundan sonrasında da Ali Rıza değil, “ARIZA” olarak anılacaktır…

Tolga Sarıtaş 30 Mayıs 1991 senesinde İstanbul’da hayata merhaba dedi. Aslen Sivaslı olan sanatçı, Halil Akkanat Lisesi’nden mezun oldu. Lise öğrenimini tamamladıktan sonrasında ilgisi tamamen oyunculuğa yönelen Sarıtaş, Esenyurt Belediye Tiyatrosu ve Tiyatro Zeytindalı’nda tiyatro sahnelerinde yer aldı. Yalnız oyunculukla yetinmeyerek müzik gruplarıyla beraber baterist ve gitarist olarak sahne aldı. Birkaç dizi ve filmden sonrasında Görkemli Yüzyıl dizisinde canlandırdığı “Şehzade Cihangir” karakteriyle Türk seyircisinin takdirini kazandı. Güneşin Kızları dizisinde “Ali Mertoğlu” karakterini canlandırdı. 20 Ocak 2017’de gösterime giren Fena Çocuk filmimizde “Meriç Tuna” karakterini canlandırdı. Ek olarak, 2017-2019 yıllarında Söz dizisinde “Yavuz Karasu” karakterini canlardırdı. Son olarak ”Ferhat ile Şirin” dizisinde ”Ferhat” karakterini canlandırdı.

Ayça Ayşin Turan (Halide Gürkan)

İstanbul’un en büyük kabahat krallığının tahtında oturan Haşmet Gürkan’ın kızı Halide, Van’da tabip olarak çalışmakta, mütevazi bir yaşam sürmektedir. Mizaç olarak sakin ve merhametli olsa da cesaretlidir. Halide’nin yaşamı üniversitesinin 1. sınıfı bitirdiği gün, anası ve iki abisi ile kutlamadan dönerken, ciplerinin tarandığı gün kararmıştır. Katliamdan bir tek Halide sağ çıkabilmiştir. Haşmet’in otomobilde bulunmaması tamamen tesadüftür. Halide niçin kendisinin sağ kaldığını, daha doğrusu sağ bırakıldığını senelerdir merak etmektedir.Kırım esnasında yüzü maskeli saldırgan, Halide’yi vurmadığı şeklinde, boynundan annesinin hediyesi sonsuzluk sembolü şeklindeki kolyesini çekerek almıştır. Halide, babasının 61. yaş günü için İstanbul’a tekrardan ulaştığında, tüm sır perdeleri aralanmaya başlayacaktır… Halide, kendisine olan takıntısını fark etmiş olduğu Burak Ersoylu’dan kaçmak için Ali Rıza’nın taksisini çevirir. Yolunu kesen Burak Ersoylu’nun elinden onu Ali Rıza kurtaracak, bu Ali Rıza’nın A.Rıza olma yolculuğunu başlatırken, Halide ise ona aşık olacak, ve yaşamının asla bilmediği karanlık köşelerine bir yolculuğa çıkacaktır…

Ayça Ayşin Turan, 25 Ekim 1992’de Sinop’da hayata merhaba dedi. İki taraftan da Karadenizli olan Turan’ın Babası Kastamonulu, anası ise Sinopludur. Turan, babasının Tunuslu olduğuna dair iddiaları da verdiği bir röportajda “Biz ailece Karadenizliyiz. Anne tarafım da Selanik göçmenidir.” diyerek reddetmiştir. Çocukluğundan beri oyunculuğa hususi ilgisi bulunan Turan, kariyerine popüler Türk dizileriyle başladı. Ayça Ayşin Turan, 2011 senesinde çıkan ve Türkiye yapımı Dinle Sevgili dizisinde Gülfem rolüyle tanındı. 2014 senesinde Karagül serisinde Ada karakterini canlandırdı. 2015 senesinde gösterime giren Sempatik Çekince filmimizde Zeliş karakterini canlandırdı.

Karagül dizisinden sonrasında 2015-2018 yılları aralığında; Altınsoylar ve Meryem dizilerinde başrolde oynadı. 2018 senesinde yayınlanmaya süregelen Hakan: Muhafız dizisinde 2 sürem süresince başrol oyuncusu olarak Leyla karakterini canlandırdı. Son olarak Ocak 2020 tarihinde süregelen Zemheri dizisinde başrol karakter olan Firuze’yi canlandırdı.Ferhat ile Şirin” dizisinde ”Ferhat” karakterini canlandırdı.

Ahmet Mümtaz Taylan (Haşmet Gürkan)

Haşmet 1959 ‘da Trabzon’un Yoroz mahallesinde doğan, ufak yaşta babasıyla kaçak yaşamı yaşamış, düşmanlarının evlerini yakmasıyla bilenmiş, öcünü alıp hapse girmiştir. Haşmet için maphus hem okul, hem de Can Dostum söylediği İshak’la tanıştığı yerdir. Afla cezaevinden çıkıp İstanbul’a gelir, İshak’la beraber yepyeni bir yaşam kurar.Fakat tek bir şeyden asla şaşmaz: Sadakat! Yeraltı dünyası, borsadan ve tefecilikten cebini doldurmakla meşgulken, Haşmet, aynı gün ayrı yerlerde yıldırım hızıyla oldukca kanlı bir takım operasyon yapar.Bu operasyon sonucu İstanbul’un yeraltı dünyasının haritası tamamen değişmiş olur ve Haşmet şehrin kralı olur… Haşmet, seneler sonrasında, dostu İsak’ın ve evlatlarının öldürülmüş olduğu ve ailenin oldukca zor durumda kalmış olduğu haberini alır almaz, sevgili dostu İsak’ın oğlu Fuat’ı himayesine alır. Fakat Fuat, bu iyiliğe Haşmet’in ailesini katledip, kral tahtına kurularak yanıt verecektir. Fuat, ihanetini Haşmet’in rakiplerine yıkmayı başarmış, sırrını senelerce saklamıştır. Fakat bu sır, Fuat’ın oğlu Burak’ın Haşmet’in kızı Halide’ye olan zaafıyla ortaya dökülmek için gün sayıyordur… Haşmet Gürkan, el etek çekmiş olduğu karanlık aleme tekrardan girecek, kaybetmiş olduğu oğullarının yerine Ali Rıza’yı koyacak ve bu yolculukta Ali Rıza ile beraber yürüyecektir.

Ahmet Mümtaz Taylan 12 Eylül 1965 senesinde Ankara’da hayata merhaba dedi. İlköğretim ve lise eğitiminden sonrasında 1989 senesinde Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Kısmı’nden mezun oldu. 1989-1993 yılları aralığında Diyarbakır Devlet Tiyatrosu’nda çalıştı. Devlet Tiyatrolarında çeşitli zamanlarda, sanat yönetmeni yardımcısı, sanat yönetmenliği, genel müdür danışmanlığı şeklinde görevler üstlendi. 1996 yılından itibaren çeşitli tv ve beyazperde yapımlarında çeşitli roller oynamıştır. Devlet Tiyatroları Sanatçıları Derneği (DETİS)’in kurucu üyesidir. Kurulduğu dönem genel yazman olduğu Detis’in seçilmiş ilk genel başkanı olmuştur. Konuk oyununu sahneleyişiyle 2002 İsmet Küntay En İyi Yönetmen Ödülü kazanmıştır. 2006 senesinde Devlet Tiyatrolarından çekilme etti.

Televizyonda Kurşun Yarası, Hovarda, Ezo Gelin şeklinde onlarca dizide yer alsa da, Leyla ile Mecnun dizisindeki “İskender” görevi ile yaygın tanınırlık kazanmıştır. Leyla ile Mecnun’un yayından kaldırılmasıyla aynı kadro Ben de Özledim adlı diziyle geri dönmüştür. Taylan, beyaz perdede da mühim filmlerde yer aldı. Bunlardan Nuri Bilge Ceylan’ın 2011 yılında yapılmış Bir Zamanlar Anadolu’da filmi, 64. Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için yarışacak filmler arasına girdi ve ikinci büyük ödül olan Cannes Film Festivali Büyük Ödülü’ünü kazanmıştır. Ömer Vargı’nın İnşaat (2004) filmindeki rolüyle 36. Beyaz perde Yazarları Derneği Ödülleri En İyi Destek Adam Oyuncu ödülü adaylığı, İnan Temelkuran’ın Made in Europe (2007) filmindeki rolüyle 15. Altın Koza Film Festivali En İyi Adam Oyuncu ödülünü, Ahmet Haluk Ünal’ın 2011 yılında yapılmış Saklı Hayatlar filmindeki görevi ile Rusya-Tataristan’daki 8. Internasyonal Kazan Müslüman Film Festivali’nde En İyi Adam oyuncu ödülünü kazanmıştır. Yılmaz Erdoğan’ın Oscar aday talibi olan 2013 Senesinde çekilen Kelebeğin Rüyası filmimizde de rol almıştır.

Olgun Toker (Burak Ersoylu)

Burak Ersoylu, kabahat dünyasının kralı, Fuat Ersoylu’nun ikinci oğlu ve veliahtıdır. Babası hemen hemen bugünkü ihtişamlı Fuat Ersoylu değil, Haşmet Gürkan’ın “yanında” buyruk kuludur. Burak’ın kaderini babasının Haşmet Gürkan olmak hırsı belirler. Annelerinin depresyona ve sonrasında kansere dönüşen derdi de bu hırsın bedelidir. Burak’ta anne sütünün, sevgi ve şefkatinin eksikliği, koskocaman bir boşluk yaratmıştır. Bu boşlukla Burak, zaman içinde psikopat ve saplantılı bir karaktere dönüşür. Bu saplantının adı Haşmet Gürkan’ın kızı Halide’dir.

Fuat Ersoylu, Halide’nin ailesini katlettiğinde, Burak Halide’yi sağ bırakmış, ondan ilk kez bir şey alabilmek için kolyesini koparıp almış, ve bunu sır şeklinde saklamıştır. Halide’ye kaşı duyduğu şeye aşk dese de Burak, aşkı tanımayacak kadar hissizdir ve oldukca zekidir. Zekasının ve yeteneklerinin düşmanı ise gene kendi öfkesi ve narsisizmidir. İstediği her şeye haiz olmaya alışmış, kabahat krallığının varisi, Burak Ersoylu, Halide’nin onu kati olarak reddetmesiyle egosunda oluşturulan “yarayla” büyük hatalar meydana getirecek, kendisine A.Rıza diye bir düşman yaratacak ve o düşmanın başını ezmek için, babasının bile sonunda yarattığından korkacağı bir canavara dönüşecektir…

Olgun Toker, 12 Mart 1986 Mersin doğumludur. Eğitimini Müjdat Gezen Sanat Merkezi Tiyatro Kısmı’nde tamamlamıştır. İlk oyunculuk deneyimini 2010 senesinde Saklı Hayatlar filmi ile yaşamış; Kurtuluş Son Durak, Hükümet Hanım ve Ufak Esnaf beyazperde filmlerinde rol almıştır. Televizyonlarla ilk tanışması ise Son dizisi ile olmuş; Benim Adım Gültepe, Karadayı, Onur Meselesi ve Yaşam Şarkısı dizilerinde rol almıştır. Son olarak Bir Aile Hikayesi dizisinde rol almıştır.

Levent Can (Fuat Ersoylu)

Fuat Ersoylu, İstanbul’un kabahat krallığını bir konsorsiyumda birleştirmiş ve tahtına kurulmuştur. Buraya kolay gelmemiştir. Babası, İshak Karadeniz üstünden kaçakçılık yaparken, sefer dönüşü, öldürülür. Genç Fuat’a babasının eski dostu, dönemin kralı Haşmet Gürkan, sahiplenir. Fuat Ersoylu’nun kralın tahtına giden yolculuğu bu şekilde adım atar. Haşmet Gürkan, ona “oğlum” dese de yerini bırakacağı şahıs, öz erkek evladıdır. Fakat Fuat kuru sevgi değil, tahtı istemektedir. Bundan sonrasında seçimi bellidir: İhanet… Fuat, günü ulaştığında, Haşmet Gürkan’ın ailesini iki oğluna katlettirip, suçu en büyük rakiplerine atar. İntikam için Haşmet’ten icazet alıp, rakipleri de temizleyip, tahta kurulur. Fakat okatliam Burak’ı bir psikopata, Murat’ı ise, vicdan yükünü taşıyamayan alkolik bir adama çevirir. Fuat’ın büyük imtihanı ise, veliahtı olarak görmüş olduğu Burak Ersoylu’nun Haşmet’in kızına olan saplantılı aşkı sebebiyle tüm krallığı tehlikeye atacak olan A.Rıza’yı başlarına bela etmesi olacaktır.

Levent Can 1971 senesinde İstanbul’da dünyaya gelmiştir. Kurtlar Vadisi Pusu dizisinde Fehmi Kuzuzade karakterini canladıran meşhur tiyatrocu, Son, Hicran Yarası, Ezel, Emret Komutanım, Kavak Yelleri, Rüzgârlı Bahçe, Kısmet Değilmiş ve Vatanım Sensin şeklinde popüler dizilerde yer aldı. Başrolünde Merve Boluğur, Yusuf Çim, Gizem Karaca ve Burak Yamantürk’ün paylaşmış olduğu İçimdeki Fırtına dizisinde de Selim karakterini canlandıran Levent Can, Vatanım Sensin dizisindeki Flipos karakteriyle adından söz ettirmişti.

Murat Daltaban (Muzaffer Cura)

Muzaffer 50’li yaşlarının başlarında kurt bir istihbaratçıdır. Paravan olarak müze müdürlüğü görevi yürütmektedir. Onun için aslolan olan devletin bekasıdır! Bu uğurda kendi canı dahil feda etmeyeceği hiçbir şey, asla kimse yoktur. Mehmet Güvenli ağabeyinin oğlu Ali Rıza’yı kalpten sever. Nihan’ın ölümünden sonrasında Ali Rıza’nın girmiş olduğu yolu tasvip etmese de, bir süre sonra Ali Rıza’dan faydalanabileceğini idrak edecektir.

Ali Rıza’yı zaman içinde değiştirecek, bir devlet adamı titizliğinde hareket etmesini elde edecektir Muzaffer, sadece bu kanlı kabahat şebekesi ile savaşım ederken Muzaffer de değişecektir.

Murat İsmail Rauf Daltaban 1966 senesinde Ankara’da doğan Türk oyuncu ve tiyatro yönetmeni. ODTÜ Maden Mühendisliği’nde okudu. 1992’de Ankara Üniversitesi DTCF Tiyatro Kısmı Oyunculuk Ana Sanat Dalı’ndan mezun oldu. İstanbul Kent Tiyatroları’nda çalıştı. In-yer-face akımı oyunlarını Türkçe olarak ilk kez sergileyen DOT’un kurucularındandır.

Dilara Aksüyek (Füsun Yılmaz)

Füsun, Ali Rıza’nın mahallesinde yaşayan, 25 yaşlarında, bir avukattır. Uzun süreden beri Ali Rıza’ya hayrandır ve onunla evlilik hayalleri kurmaktadır. Bunu başta Ali Rıza’nın ablası Emine olmak suretiyle, mahallede fark etmeyen yoktur. Ali Rıza ise, pek oralı görünmemekte, Füsun’un imalarını anlamamazlıktan gelmektedir. Ali Rıza’nın başına gelen talihsiz vakayla birlite, Füsun davayı üstlenir ve varını yoğunu bu davayı kazanmaya adar. Sevilmiş olduğu insanın kalbinde oluşturulan yarayı adaletle sağaltacak, o kalbe girmek için bu yolu kullanacaktır. Sadece, Burak Ersoylu’nun özgür kalmasıyla beraber, Füsun’un Ali Rıza’ya dair umutları da suya düşmektedir. Bir taraftan Halide ve Ali Rıza’nın yakınlaşmalarını kaygıyla izlemektedir. Füsun, tüm hırsıyla Ali Rıza’yı Halide’ye ve Halide’nin hayatına kaptırmamak için elinden geleni yaparken, Burak’ın ağabeyi Murat Ersoylu ile yolları kesişecek, Ali Rıza için çıkmış olduğu bu yolda, bambaşka bir dünyanın kapısından girecek, ve hem planları hem de kendisi değişecektir.

24 Temmuz 1987 doğumludur. Müjdat Gezen Sanat Merkezi Tiyatro Kısmı mezunudur. İlk görevi 2012 Senesinde “Evlerden Biri” dizisinde ‘Filiz’ karakteri olmuştur. 2013 Senesinde Başlamış olan “Acıma” adlı dizide Narin’in kardeşi Şadiye’yi canlandırdıktan sonrasında “Kadim Dostum” adlı dizide Deniz karakterini canlandırdı. Görkemli Yüzyıl: Kösem dizisinde “Mahfiruze Sultan” karakterini canlandırmıştır. Son olarak, İstanbullu Gelin dizisinde İpek karakterine yaşam vermiştir.

Cavit Çetin Güner (Murat Ersoylu)

Murat Ersoylu, Fuat’ın ilk adam çocuğudur. Kardeşi Burak’ın aksine, annesinin halinden çocuk aklıyla kendisini suçlar. Annesini sever fakat bundan da suçluluk duyar. Annesinin ölümünden kısa bir süre sonrasında, babasının senelerdir planını kurduğu katliamı, zorla onlara işletmesi ile, Murat’ın içindeki yara derinleşir.Murat, Burak’ın iyi mi bu kadar yüzsüz ve hissiz bulunduğunu ve yaşanmış olan bunca vakadan sonrasında iyi mi hala Halide’nin ardında bulunduğunu anlayamamaktadır.Sadece Halide’nin katliamı öğrenmesi, Burak’ın tekrardan masum kanı dökmesi ve Ali Rıza’nın acısı, Murat’ın vicdanı uyandıracak, alkolle boğulamayacak kadar sesini açacaktır. Murat hemen hemen vicdanının sesini dinleyecek kadar kuvvetli değildir hemen hemen, bunu zaman içinde öğrenmesi gerekecektir…

Cavit Çetin Güner, 21 Şubat 1986 senesinde İstanbul’da dünyaya gelmiştir. Aslen Bursalıdır. Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi İstanbul Devlet Konservatuvarı Tiyatro Kısmı mezunudur. Kameralar karşısına ilk kez Yaşam Bilgisi adlı dizi ile geçen Cavit Çetin Güner; Yaşam Bilgisi, Ödünç Yaşam, Yalancı Yarim, Annem, Leyla ile Mecnun, Ustura Kemal, Yetişmen Mafya, Diriliş Ertuğrul şeklinde projelerde yer aldı.

Ali Rıza Kubilay (Mithat Tekinoğlu)

Mithat 50’li yaşlarının ortalarında, eski bir bürokrattır. Haşmet, zamanında serserilerin elinden almış olduğu ve sevilmiş olduğu bu delikanlıyı, eğitim yaşamı süresince yalnız bırakmamış, yoksul bir çocukluk geçiren Mithat da, Haşmet’in babacan tavrından oldukça etkilenip, genç yaşta onun tesiri altına girmiştir. Dışarıdan bakıldığında, bir mafya üyesi profilinden oldukça uzaktır Mithat. Almış olduğu eğitim, içinde yetiştiği bürokrasinin havasını taşır. Görenler onun tam bir İstanbul beyefendisi bulunduğunu düşünür.Melek’le birliktelikleri aşk birlikteliği olmasa da, zaman içinde birbirlerine alışırlar.

Haşmet’in ailesi katledildiğinde, Mithat elbet üzülmüştür sadece bir taraftan da, artık sıranın ona geldiğini hissettiğinden, bir tarafı sevinmiştir. Sadece Haşmet, Mithat’ın tüm planlarını bozar ve senelerdir emek vererek kurduğu kabahat örgütünün yeni lideri olarak, Fuat’ı duyuru eder. Bu gelişme, hem Mithat’ı, hem de ablasını kaybetmenin acısını, kocasının yeni önder olması ile bir nebze de olsa telafi edebileceğini düşünen Melek’i, sonsuz öfkelendirmiştir.

15 Mart 1977 senesinde Ankara’da hayata merhaba dedi. İlk ve orta eğitimini Ankara’da tamamladı. 2003 senesinde Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Tiyatro bölümünden mezun oldu. 2003 senesinde istanbul’a yerleşti. Bahçeşehir Üniversitesi ileri oyunculuk bölümünde Yüksek Lisans yapmış oldu. 2003/2004 Sezonunda İstanbul Devlet Tiyatrosu’da Zekai Müftüoğlu’nun yönettiği, Vüs’at O. Bener’in İpin Ucu adlı oyununda oyuncu olarak vazife aldı. 2004 senesinde Bakırköy Belediye Tiyatroları’na girdi. Bakırköy Belediye Tiyatroları kadrolu sanatçısıdır. Tiyatro aktörlüğünün yanı sıra birçok Tv, Beyaz perde ve Seslendirme emek harcamaları yapmaktadır.

Yağız Can Konyalı (Mert Altay)

Mert; Ali Rıza’nın ufak kardeşidir. Hemen hemen 10 yaşlarındayken babasını yitirmiş olan Mert, Ali Rıza’nın yardımıyla babasızlığını hissetmemiş olsa da, hiçbir vakit Ali Rıza kadar tertipli, disiplinli ve çalışkan bir genç olmamıştır. Minimum ağabeyi kadar zekidir, pek üstünde durmadan mühendislik fakültesini kazanmış kolayca mezun olmuştur. Ailesine ve ağabeyine karşı saygısını daima korumuş bir çocuktur; sadece Ali Rıza’nın aksine aza kanaat etmez hem ailesi hem kendisi için daha iyisini ister, bulmaya çalışır. Hayatta en kıymet verdiği varlık ikizi Nihan’dır. Onu gözü şeklinde korur. Nihan onun hem kardeşi, hem de en yakın sırdaşı ve arkadaşıdır.

Mert’in hesapsız, dizginlenemez tavrı Nihan’ın ölümünden sonrasında artarak devam edecektir. Mert küçük çaplı bir çetenin ilkin parçası, sonrasında lideri olacaktır. Güçlendikçe daha fazlasını ister, ta ki yeterince güçlenip Nihan’ın öcünü alana kadar durmayacaktır.

Mert Ali Rıza’nın zayıf karnı en büyük zayıf iradesi olarak varlığına devam edecektir, Ali Rıza Nihan’ın ölümüne engel olamamıştır sadece Mert’in savrulmasının önüne geçmek için elinden geleni yapmış olacaktır.

Yağız Can Konyalı aslen Trabzonlu olan Yağız Can Konyalı, 20 Eylül 1991’de İstanbul’da hayata merhaba dedi. Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro kısmı mezunu Yağız Can Konyalı, oyunculuk kariyerine 2006 senesinde İlk Aşk filmi ile adım attı.2015′ te rol almış olduğu Ekip: Mahalle Aşkına filmi yardımıyla Altın Portakal Film Festivali Jüri Hususi Ödülü’nü kazanmıştır. Bir dönem Kanal D’de piyasaya sürülen Öyleki Bir Geçer Vakit ki dizisinde de rol alan Konyalı, bu dizide Aydın karakterini canlandırdı. Başrollerde Ezgi Eyüboğlu ile Kaan Yıldırım’ın yer almış olduğu gençlik dizisi Adı Mutluluk’ta da rol alan Yağız Can Konyalı, bu dizide ise Parlak zeka karakterini canlandırdı. 2017’de Bizim Hikâye dizisinde Rahmet Elibol karakterini canlandırdı. Son olarak, Aşk Ağlatır dizisinde rol aldı.

Ali Seçkiner Alıcı (Hasan Kırbaş)

Hasan 50’li yaşlarında, eski kulağı kesiklerden, şimdi bir tövbekar ve Ali Rıza’nın çalmış olduğu taksi durağının kahyasıdır. Hasan hemen hemen genç bir delikanlıyken, pavyon fedaisi olarak girmiş olduğu yerde, kısa sürede namlı ve belalı bir tetikçiye dönüşmüştür, ömrünün 16 senesini çeşitli cezaevlerinde geçirmiştir, sadece bu cezalar onu ıslah etmek yerine daha oldukca öfkelendirmiştir. Elim bir hadise, Hasan’ın yaşamış olduğu hayatla acı bir halde yüzleşmesine sebep olmuş, Hasan herşeyi geride bırakarak bir taksi durağında kahyalığa adım atmıştır.

Hasan kısa sürede mahallenin sevilen ve saygı duyulan abisine dönüşür. Mahallenin genç delikanlılarına, kendi düşmüş olduğu yola düşmemeleri için öğütler vererek, onları fena alemlerden koruyarak, diyetini ödemeye çalışır Hasan.

Yağız bir delikanlı olan Ali Rıza’nın, potansiyelini farkına varmış ve onu bir nevi korumasına almak için, çalmış olduğu durakta işe başlatmıştır. Ali Rıza, İstanbul’un namlı mafya babalarıyla harbe girdiğinde, ona akıl vermeye ve yol göstermeye çalışan da gene Hasan olacaktır.

Ali Seçkiner Alıcı 3 Temmuz 1965 Kars’ta dünyaya geldi. Üniversiteyi Gazi Üniversitesi Müzik Eğitimi Kısmı’nde bitiren Ali Seçkiner mezun olduktan sonrasında 1989 yılına kadar müzik öğretmenliği yapmıştır. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi ile Halk Evleri Sanat Atölyelerinde ses eğitmenliği de yapmış olan Ali Seçkiner 2000 senesinde Erkoç Torun ve Nedim Yıldız’ın beraber kurmuş oldukları Üç Anadolu adlı toplulukta da yer almıştır. Halen 1988 senesinde kurulan Devlet Çoksesli Korosunda korist-sanatçı olarak vazife yapmaktadır. Kameralar karşısına ilk kez 1993 senesinde gösterilen Ferhunde Hanımlar dizisinde canlandırdığı Eşber karakteri ile geçmiş olan Ali Seçkiner Alıcı son olarak Bir Aile Hikâyesi dizisinde Şakir karakterine yaşam verdi.

Hazal Benli (Derya Tekinoğlu)

Derya, Halide’nin teyzesi Meleğin 20’li yaşlarının sonlarındaki kız evladıdır. Derya, ailesinin zenginliği yardımıyla, refah içinde, şımarık bir çocukluk yaşamıştır. Hem annesinin, hem de babasının gözbebeğidir. Derslerinde oldukca başarı göstermiş olmadığı için, üniversiteyi hususi okulda, işletme eğitimi alarak bitirir. Emek vermeyi asla düşünmemiştir.

Sık sık yurt dışı gezilerine giden, alışveriş yapmayı oldukca seven, fiziğine ve görünümüne oldukça itina gösteren Derya, babasının Haşmet ve Fuat’la yapmış olduğu kirli işlerin farkındadır ve bundan asla hastalık duymaz, onun için aslolan yaşam standardını korumak ve haiz olduğu zenginliği sürdürebilmektir. Halide’yi yürekten sever ve gizliden ona hayrandır. Sadece ailesinin çıkarları söz mevzusu olduğunda, Halide’yi dahi tehlikeye atmaya çekinmeyecektir.

Hazal Benli, 10 Haziran 1993 tarihinde İstanbul’da dünyaya gelmiştir. Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı Opera Şan Kısmı’nden mezundur. İlk oyunculuk deneyimini Deniz Yıldızı dizisi ile yaşayan Hazal Benli hemen sonra Bu Kent Arkandan Gelecek dizisinde Zeyno karakterini canlandırmıştır.

Yeşim Salkım (Melek Tekinoğlu)

Melek, Haşmet Gürkan’ın rahmetli eşi Hatice’nin kız kardeşidir. Mithat’la birliktelikleri, bir aşk birlikteliği değildir sadece zaman içinde birbirlerine alışırlar. Senelerce ablası ve eniştesinin evliliklerinde tanık olduğu, saygılı ve sevgili evlilik yaşantısını, kendine örnek alarak, Mithat’ın bürokratik çevresine kolayca adapte olmuştur.

Melek tam bu dünyanın tüm kurallarına alıştığını ve artık korkmadığını hissettiği noktada, yazgı kendisine acı bir oyun oynar. Ablası ve iki yeğeni katledilir. Katliamdan bir tek en ufak yeğeni Halide sağ çıkmıştır. Melek yıkılır ve Halide’ye sıkı sıkı sarılmış olur. Ablası ve iki yeğeninin ölümünden, Haşmet’i görevli meblağ.

Mithat’ın, Ali Rıza denen taksiciyi kullanmasıyla bir talih elde ettiklerini düşünen Melek, kocasını sonuna kadar destek sunar. Fuat’ın yok olması ve Mithat’ın hak ettiğini alması gerektiğine tüm kalbi ile inanır.

Müzisyen Dursun Salkım’ın kızı olan Yeşim Salkım, İstanbul Teknik Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Klasik Türk Sanat Müziği Kısmı mezunudur. İlk albümünü 31 Mart 1994’te çıkaran sanatçı, “Son Sigara”, “Ben Yoldan Gönüllü Çıktım” ve “Asla Keyfim Yok” adlı parçalarıyla tanındı. 1995 senesinde çıkardığı “Buyruk” albümü, Deli Mavi, bir Ajda Pekkan cover’ı olan Tekrardan Başlasın ve Günlerim Soluyor şeklinde şarkılarla kariyerini sürdürdü. 1996 senesinde kamera karşısına geçerek oyunculuğa başladı. İlk oynadığı film, Eşkıya’da başrol karakteri Emel’i canlandırdı. İlk evliliğini 1989’da Mustafa İmre ile yapmış oldu. 1990’da kızı Gizem hayata merhaba dedi. Bir dönem Uzan Ailesi’nden Hakan Uzan’la olan evliliğiyle gündeme geldi. İlker İnanoğlu ile kısa süreli bir evlilik yapmış oldu. 1997’de Yeşil Müzik isminde plak şirketini kurdu. Hilal Cebeci, Cenk Eren, Lerzan Mutlu, Tarık şeklinde ünlüleri müzik piyasasına kazandırdı. Hakan Eratik’le evliliğinden 9 Nisan 2011’de kızları Ada dünyaya geldi. “Müzisyen” filmiyle 2001 senesinde Altın Portakal En İyi Hanım Oyuncu ödülünü aldı.

Yeşim Gül (Rukiye Altay)

Rukiye Düzce doğumlu, dört çocuk anası dul bir hanımdır. Çerkez’dir. Dimdik duran, dimdik bakan, heybetli ve vakur duruşuyla etkisinde bırakan bir görüntüsü vardır. Sıhhat Meslek Lisesi mezunudur. Devlet Demir Yollarında çalışan rahmetli kocası, aslen devletin danışma birimlerinden birinde çalışırken, ilk karısı ve iki evladı öldürülmüş, bunun üstüne Mehmet Güvenli, kuralları çiğneyerek katilleri vurmuştur. Bu vakadan sonrasında çekilme eden Mehmet Güvenli Bey, toparlanmak için ata toprağı Düzce’ye gider, 2 yıl sonrasında Rukiye ile evlenir ve İstanbul’a taşınırılar. Rukiye yoksul fukaranın yardımına koşar, iğneci şeklinde para almaz ve mahallenin saygısını kazanır. Ailesine ve içlerindeki cevhere inanan Rukiye’nin en büyük hatası, değişime direnmesidir. Oysa yaşam değişmektedir. İlk dalgayı, Nihan’ın vurulmasıyla yaşar. Kızının cenazesinde Emine’ye tutunur fakat yalpalamaz. Gözyaşları akar fakat bağırmaz, … Her şeye yol açan o kız, Halide, ulaştığında, onu kovmaz, fakat elini vermez. Vakur, acılı ve ön yargılıdır. Rukiye, Tanrı’a yakarırken, “özlerini hatırlat Ya Rab” diye yakarma eder. İnanır ki, sudaki söğüt, bedendeki kalp çürümez”

Tiyatro, beyazperde ve dizi oyuncusu. Tam adı: Yeşim Gül Akşar. 27 Mayıs 1966, Ankara doğumlu.Hacettepe Devlet Konservatuarı Tiyatro Kısmı’nü tamamlamıştır. Meşhur tiyatro oyuncusu olarak tanıdığımız Yeşim Gül, beyazperde, tv ve seslendirme alanında da kariyerini sürdürmektedir. İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda vazife yapmaktadır.



Kaynak: www.haberler.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here