ABD’de Joe Biden yönetimi, bu hafta içinde attığı adımlarla bir kez daha Donald Trump yönetiminin Orta Doğu politikalarını sürdürmeyeceğini gösterdi.

Beyaz Saray Basın Sözcüsü Jen Psaki, Başkan Biden’ın ABD’nin kilit müttefiklerinden önde gelen Suudi Arabistan’la ilişkilerini “tekrardan gözden geçirme niyeti bulunduğunu” söylemiş oldu.


Trump; damadı ve danışmanı Jared Kushner vasıtasıyla Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman’la yakın kişisel bir ilişki geliştirmiş ve Körfez ülkesinin ABD’den satın almış olduğu silahları Yemen’deki acımasız muharebede iyi mi kullanacağına dair geniş bir alan tanımıştı.

Sadece Biden, ülkeyle ilişkilerini Muhammed bin Salman yerine 80’li yaşlarındaki babası Kral Salman’la yürütmeyi tercih ediyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan meydana getirilen bir açıklamada da, ABD’nin dış siyaset önceliğinin bundan bu şekilde hukukun üstünlüğü ve insan haklarına saygı olacağı açıklandı.

Bu izahat Riyad ve Washington DC için ne anlama geliyor? Bu iki ülke için yeni dönem iyi mi riskler barındırıyor?

Taktik değişimi

Suudi Veliaht Prens için Trump dönemindeki “güzel zamanlar” gerçek anlamda bitti.

Suudi Arabistan’ın yeni dönemde de ABD’yi “stratejik ortak” ve uzun dönemli “güvenlik şemsiyesi” olarak yanında görmesi için birçok ödün vermesi gerekiyor:

Suudi-ABD ittifakının kökleri fazlaca derinlerde. İşbirliğinin zamanı; 1945’te ABD’nin bir harp gemisinde Suudi Arabistan’ın kurucusu Kral Abdülaziz ile ABD Başkanı Roosevelt içinde meydana getirilen görüşmeye dayanıyor.


İkinci Dünya Savaşı’nın sonunda süregelen bu ittifak 1973’teki petrol ambargosunda da, 1991 Körfez Savaşı’nda da, el Kural saldırganlarının çoğunun Suudi Arabistan vatandaşı olduğu 9 Eylül 2001 saldırılarında da ayakta kalmayı başardı.

Beyaz Saray’daki yeni ekip, Suudi yöneticilerde ciddi bir rahatsızlığa yol açmış olabilir. Suudi yetkililerin Biden’ı arayarak seçim zaferi için kutlama etmeleri de günler almıştı. Sadece yeni dönemde ABD’yi başka bir müttefikle bir gecede değiştirecek değiller.

ABD’ye ilişik son aşama kuvvetli 5. Filo’nun Körfez’den çekilmesi halinde en büyük düşmanları İran’ın boşluğu hızla dolduracağının ve bölgenin yeni baskın gücü olacağının farkındalar.

Şimdilik Biden yönetimi, Suudi Arabistan’a her türlü hücum karşısında müdafa desteği vereceğine yemin etti. Bunlara Yemen’deki Husilerden gelen roket saldırıları da dahil.

Tahtın arkasındaki güç

Biden’ın bu yaklaşımı aslına bakarsak ABD için de riskler barındırıyor. Kral Salman’ın sağlığı artık Suudi Arabistan’ı kuvvetli ve etken şekilde yönetmek için yeterince iyi değil. Şu demek oluyor ki pratikte Washington gene kendisini Kral’ın oğlu Muhammed bin Salman’ın oğluyla beraber çalışırken bulabilir. Sevsinler yada sevmesinler, bu süreç on seneler süresince da sürebilir.

Birçok Batılı hükümet için Veliaht Prens hala, 2018 sonunda gazeteci Cemal Kaşıkçı’yı öldürme emrini verdiğine yönelik kuvvetli şüpheler sebebiyle “zehir saçan ve yozlaşmış”. Bu iddayı reddeden Veliaht Prens, ülke içindeyse toplumsal reformları sebebiyle bilhassa gençler içinde bir fazlaca popüler.

Hemen hemen 35 yaşlarında olan tahtın kuvvetli varisi, ülkenin on senelerdir 80’li yaşlarında olan krallar tarafınca yönetiliyor olmasına alışmış olan gençliğine de daha yakın. Silahlı kuvvetler, içişleri bakanlığı ve Ulusal Muhafızları da direkt kendisine bağlayan Prens, böylece enerjisini de pekiştirdi.

Yolundaki ihtimaller içinde tüm pürüzleri temizlemekten çekinmeyen Muhammed bin Salman, 2017’deki veliaht prens olmasıyla sonuçlanan kansız darbede de eski İçişleri Bakanı ve eski Veliaht Prens olan, ABD’nin de o dönem favori kral talibi olan Muhammedn bin Nayef’i de hapsetmişti.

Duyarlı yol

Bugüne dek ABD’nin Suudi Arabistan’a baskı yaparak bölgedeki politik süreçleri etkileme çabasının da devamlı istenen sonucu vermediğini not edelim.

Devrin ABD Dışişleri Bakanı Condoleeza Rice, 2005’te bölgedeki otokratik rejimleri kınayan bir izahat yapmış ve Suudi Arabistan’a demokrasiye geçerek özgür seçim yapması çağrısında bulunmuştu.

Suudi yönetimi de demokrasi sularına parmaklarını değdirerek bu çağrıya cevap vermiş ve ülkede kısıtlı bir mahalli seçim yapılmıştı.

Netice mu?

Tutucu, Batı karşıtı ve İslamcı adaylar göz kamaştıran farklarla seçimleri kazanmıştır.

Peşinden Suudi yönetimi, ABD’deki müttefiklerine şunu söylemiş oldu: Ne dilediğinize dikkat edin.



BBC



Kaynak: www.haberler.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here